23 Eylül 2010 Perşembe

BABA

O kadar zaman oldu ki yazmayalı. Arada ne yaptın anne desen kendimce bir iş kurmaya çalışıyorum. Sen büyüdüğünde Tombul Peri kalır mı yoksa bir hevesti sadece geçti gitti mi olur bilmiyorum ama şimdilik Tombul Peri için uğraşıyorum :)
Sende ki değişiklikler ne diye sorarsan 18 aylık oldun :)
Şimdi baktım da en son yazıyı 1. yaşgününde yazmışım... Bayağı bir ihmal etmişim yazmayı, özür dilerim...
6 aydır yazmıyorum ve sen 85cm oldun ve 11,4 kilosun. Haftasonu seni doktoruna götürdük ve bu ne tatlı ve değişik birşey olmuş diye Afşin seni bayağı bir sıkıştırdı :)
Yürüyorsun, koşuyorsun, tırmanıyorsun, bağrıyorsun, "neeeeee" diyorsun "kaga" (karga) diyorsun köpek görünce "havhav" kuş görünce "kaga" :)
Yazmamın asıl sebebi ama bu haftasonu BABA dedin :) anne demeni tabii ki tercih ederdim :) ama ne yapalım ona bile çok sevindik... babanın sırtına çıkmış takılıyorken BABA dedin.. önce biz şaşırdık ve öylesine söylediğini düşündük... sonra ben sana "batu hani baba?" deyince babanı gösterdin ve güldün :) o anımızı düşünebiliyor musun :) babanın ve benim gözlerimiz doldu sürekli baba baba deyip durduk ve inanılmaz mutlu olduk... çok çok güzel özel bir andı bizim için :)
Bu arada 2 gün sonra nene dedin bunu biz (daha doğrusu ben :)) anneye yorduk (belki de benim için züğürt tesellisi :))
Bu ara içinde bir de tatil yaptık seninle (pardon 1 tatil sensiz yaptık ve ablam, dilekoş teyzen, sana 14 gün baktı) bir de seninle İzmir'e Zeynep arkadaşımın yazlığına gittik. Bir gün dışında (Aman Allahım o gün neydi hatırlamak bile istemiyorum :)) beni hiç üzmedin yormadın ve hep mutlu bir bebektin.. bunun için de teşekkür etmek gerek :)
Tatil resimlerini ayrıca yayınlayacağım bu arada
Şimdilik BABA demeni yazmak istedim :)
Kocaman öpüldün
Nene :)

1 Nisan 2010 Perşembe

Batu 1 yaşında

Eveeet sonunda gün geldi çattı ve bu bebek ne zaman büyüyecek diye beklerken bir bakmışım Batu 1 yaşına geldi :) Geçen gün bir film izliyordum ve kücücük bir bebek gördüm ve kendimi bile hayrete düşürecek sözler ağzımdan dökülüverdi “ ayyy küçük bebek özledim ben” :))) beni bilenler bilir ben pek bebek cocuk seven tarzda değildim… sokakta, dışarı mekanlarda bazı insanlar bebekleri durdurup sever ya işte ben de tam tersi hiç bakmazdım bile… tabii ki Batu’dan sonra bu değişti ama yine de kimsenin çocuğunu durdurup hala sevmiyorum :)

Neyse pardon konudan saptık :) Konum Batu’nun yaşgünü…. Öncellikle bu günün çok özel olmasını ve güzel olmasını diledim, bu yüzden konuklarıma mutlaka hatıra olacak birşeyler vermek istedim… eh şeker işi olayın içinde olunca bende dedim ki Batu şekeri olsun ve tabii ki olmazsa olmazlarımdan lollipoplar olsun dedim :) Batu’nun davetiyesini hazırlarken Deniz bana neden birkaç resim beraber koymuyorsun dedi bunun üzerine kolajım ortaya cıktı… hayatımdaki ilk foto kolajdı ama o kadar hoşuma gitti ki :)batu1yasındacollage1 

Sonra bu kolajı şekerlerin kutusuna da koyayım dedim :) bu arada lollipoplar boş kalmasın diye kolajda kullandığım resimleri tek tek lollipoplara yapıştırdım.  

kutukutubatupembe P3284113

Tabii bu arada masa da çok önemliydi o yüzden masaya hediyelerimiz dizdim, bir hafta önceden araştırıp bulduğum (sağolsun Zepi buldu aslında :)) 1 şeklindeki balonları astım renk olsun diye masaya badem şekerleri de koydum ve heyecanla cupcaklerimi ve pastayı bekledim :) Eh tabii onlar da geldi ve masam benim için mükemmel oldu :)

Parti DekorasyonumHaa unuttum flamaaaaa :) Eminönünde o kadar yer dolaştık ki, o kadar dükkana girdik ki Happy Birthday yazısı bulalım diye ve ne yazık ki o kadar feci zevksiz ve çirkin şeyler gördüm ki kendim yapmaya karar verdim.  Burada aslında Suat’ın hakkını yememek gerek Suat yazıları yazdı ben kestim ve Emral ve Suat ile beraber hazırladık :)

Gelelim o güne :) Sabah her zamanki gibi neşeyle kalktın… her sabah yatağında uyandığında insan güler mi evet sen her uyandığında bir keyif cığlığı ile ve gülümsemeyle uyanıyorsun :) kahvaltıdan sonra koşturma başladı… suat cikolata şelalesi için meyve almaya gitti (bu arada ne yazık ki çikolata şelalesi çalışmadı bakınız alttaki resim :) sonra pastayı almaya gitti (Nesrin hanım’a buradan tekrar teşekkürler :)) sonra da yeni gelen televizyonunu taktı :) şimdi bu da nereden cıktı diyebilirsin baban bir gün önceden kendine dogum günü hediyesi yaptı ve bir led tv aldı :) o sırada ben hem dekorasyon hem yemek hem de saçımı yaptırmak için koşturuyordum :)

cuko2

Neyse ilk misafirler gelmeye başladı ve curcunaya start verildi :) Keyifli ama bir o kadar koşturmalı bir gündü :) ama iyi ki yapmışız Batu bunu senin için çünkü benim için yaşgünleri çok önemli ve senin birinci yaşgünün olması benim için çok daha özeldi :) Bu arada inanılmaz çok da hediye geldi bunu da arada söylemeden duramayacagım :) ha bir de sen çok usluydun hiç ama hiç ağlamadın hiç mızmızlanmadın çok efendi çok keyfiliydin bunun icin de sana teşekkür ederim :)

Tatlım benim iyi ki doğdun ve iyi ki varsın hayatımda :) Ilk başlarda ikimiz icin de zor olsa da hem hayata hem de beraberliğe alışmak, hayatıma inanılmaz bir anlam kattın… hem zorlayan hem sevilen oldun… hem keyfim hem kamçım oldun… seni ne kadar sevdiğimi sözler anlatamaz, benim icin ne ifade ettiğini benden başka kimse bilemez :) seni inanılmaz seviyorum IYI KI DOĞDUN BIRTANEMMMM

batuailekolaj

24 Şubat 2010 Çarşamba

Batu'yla ilk yaş günüm

Şimdi dikkatimi çekti de sürekli "ilk"lerden gidiyorum :) ama galiba Batu hayatımıza girdiğimizden beri çok ilk yaşadık ve daha çok ilk yaşayacağız :) Anlattığım uykusuz tek gece olan diş gecesi tam 8 Şubat'ta oldu.. bu kadar kesin nerden biliyorsun diye sorarsanız ertesi gün ben Suat ile doğum günümü kutlamak için randevulaşmıştım ama o uykusuz geceden sonraki gün geceyi iptal etmeye karar verdik :) daha doğrusu haftasonuna atmaya karar verdik :) peki ne yaptık diye sorarsanız akşam evde buluştuk Suat ve Batu ile :) Suat çok güzel bir şekilde salonun ışıklarını kapamış her yere mum yakmış Batu kucağında beni karşıladı :) sonra her zamanki rutinimiz önce Batu'nun yemeği sonra banyosu sonra uyutması rutinini yapıp o yattıktan sonra KFC ısmarlayıp güzel bir kırmızı şarap açıp tv önüne geçip star wars seyrettik :) ne kadar romantik bir geceydi anlatamam :) yoo şaka değil gerçekten... dünyanın en güzel hissi oğlunuzun içerde sakin ve huzurlu uyuduğunu bilip siz eşinizle salonda keyif yapıp şarabınızı yudumlayıp en sevdiğiniz yemeği yerken dvd seyretmek... kesin denemeniz gerek ben tavsiye ediyorum çünkü galiba hayatımın en sakin huzurlu ve keyfili yaşgünüydü o gün... teşekkürler tatlım :) her ikinizde :)

Yürüyoruz desem inanır mısınız?

Evet ilk dişin heyecanına kapılmışken Batu bir haftasonu bir arkadaşıma misafirlikte yürümeye başladı... kendi fark etmeyerek adımlarını attı ve bana 3 adımla geldi emziğini aldı :) tabii ondan sonraki zamanı hayal edebilirsiniz... 3 kız onu yürütüp kameraya almak icin ne maymunluklar yaptı :) 2 saat boyunca sürekli onu yürütmeye çalıştık "hadi tatlım bir de kameraya yürü" demekten dilimiz pelteleşti ama beyfendi ıh ıh yürümedi :) sonraki zamanlarda minik minik denemeler yaptı kendi kendine... koltuktan kalorifere yürüme denemesi, koltuktan tv ye yürüme denemesi derken bayağı bayağı yürümeye başladı bizim velet.. hele ki bir de babasını kapıda görüp heyecanlanıp ona doğru yürümeye kalkışınca inanılmaz sevindik... eh diş biraz geç çıktı ama yürümede hızlıyız :)

Ilk diş

Ilk diş ne zaman çıkar diye herkes çok merak eder... bazılarının üçüncü ayında başlar (benim bir tanıdğımın oğlu 3,5 aylıkken başladı 10 aylıkken miniğin 6 dişi vardı :)) bazıları hatta doğumda dişli doğar... ama benimki bu zamana kadar dişsizdi :) "ne zaman çıkacak acaba", "aa her şeyi ağzına sokuyor dişi çıkacak herhalde", "salya akıtıyor diş geliyor" derken bu zamana kadar 10 aylığa kadar hiç dişimiz çıkmadı... taa ki 2 hafta önceye kadar... bir gece çok ağladı Batu uyurken bile inliyordu ki senin ağlaman çok nadirdi... canın acımadığı sürece ya da aç olmadığın sürece pek ağlamazdın... bu yüzden kesin diş çıkarıyoruz dedik... o gece bayağı bir hırpalandı ama ertesi gün elimize alt ön dişlerden birinin çentiği takılmaya başladı :) ve işte ilk dişimiz 10 aylıkken bir gece sıkıntıyla ama ne ateş ne mızmızlık hiçbirşey görmeyerek geldi :) şanslıyız demem gerek bazılarının ne kadar zor atlattıklarını biliyorum bu zamanı... ve Batu yine her zamanki gibi bizi hiç üzmeyerek, hiç yormayarak ilk dişini çıkarttı... diş perisini şimdiden heyecanla bekliyorum eheheh...

8 Ocak 2010 Cuma

Öperek uyutma buna denir

Uyutma seanslarımızı anlatmak istedim... en en baştan başlayalım :) ilk doğduğunda zaten uyutmakla bir sorunumuz yoktu hep uyuyordun :) ama sonraları aksam saatlerinde aglamaya başlıyordun (ki bu yeni doğanlarda normalmiş) ve seni sakinleştirip uyutmaya çalışmak için yatakta yanında durarak ve elimizi sırtına koyup pışpışlayarak uyutmaya çalıştık.. pek başarılı olduğumuzu söyleyemem :) daha doğrusu baban için başarılı bir metod idi ama benim için kabusdu... sen ne zaman ki ağlamaya başlayınca ben de ağlamaya başlıyordum ve bu boyle sürüp gidiyordu... tabii sen ağlayınca ben agressiv oluyordum ve babanla sürekli kavga ediyordum :) sonunda bunun böyle gidemeyeceğine karar verdim ve nasıl olsa gündüzleri bakıcın Sevil seni kucağında uyuttuğunu bildiğim için kucağımda uyutmaya başladım... nasıl başarılı olduğumu anlatamam... ama başarıdan çok galiba günün en güzel saatlerini yada abartmayayım dakikalarını yaratmaya başladım... önce seni baban yıkıyor ki bu her gün oluyor :) sonra ben seni yağlayıp giydirip masal okuyorum (hep aynı masal Gülliver ve Ali baba) sonra da seni kucağıma alıp sakin sakin müzik dinleyerek uyutuyorum... müzik deyince aklıma geldi seni ilk öğrendiğim günden beri göbeğime kulaklık koyarak Baby Einstein CD sinden klasik müzik dinlettirdim... ne zaman ki hastahaneden gelip seni susturamayınca geceleri bu müziği açıyorduk ve sen mışıl mışıl uyumaya başlıyordun... işte hala o CD ile uyuyorsun :)... ama asıl konumuzu kaçırdık... sen kucağımda huzurlu huzurlu yatarken gözlerini sürekli öpüyorum yada yanağımı gözlerinin üstüne dayıyorum ki gözlerin kapansın ve uykun gelsin :) bu o kadar güzel bir duygu ki sen de hiç itiraz etmeden sakince yatıyor benim öpücüklerime karşılık keyfili bir şekilde uykuya dalıyorsun... günün işte en huzurlu en güzel dakikaları onlar oluyor :) öperek uyutmak da buna deniyor :) bu arada son zamanlarda sol elinin işaret parmağını illa ağzıma sokmaya çalışıyorsun... önceleri evet alıyorum oynuyoruz ama sonra sen bir tırmıklıyorsun beni ve yüzüm çizik oluyor ve canım acıyor... o zaman parmağını almıyorum ağzıma ama senin inatla onu sokmaya çalışman beni o kadar güldürüyor ki yine eninde sonunda ağzıma alıp oynuyoruz :) bu zamanları asla hiçbirşey ile değiştirmem :)

Noel Batu


Batu ile ilk yılbaşımız sakindi... Gün içinde ben annemlerdeydim Batu azdı, oynadı, yemek yedi, sonra da bayagı bir uzun süre uyudu :) sonra da Suat'ın annelerine gittik... önce yemek yedik sonra da Batu Jack ile oyunlar oynamaya başladı... aslında pek interaktif değildi ama Jack onu bayagı bir eglendirdi oyaladı :) saat 10 olduğunda hepimizin gözlerinden uyku akıyordu :) eve gittik Batu hemen uyudu Suat ben hastalanacagım diye yatağa düştü ben de tv önünde takıldım... saat 12de uyuyan Suat'a bir öpücük kondurdum oğluşumun yanağını sevdim ve ben de yattım :) galiba bundan sonra ki yılbaşılarımız hep böyle geçecek, yaşlanıyoruz her yıl :) en güzeli batu'nun bu güzelim fotosu :) mucuk birtaneme