Bazi geceler sen uyaniyorsun ve elimi tutmak istiyorsun. Dün gece de yine böyle oldu ve sen saat 4:31 de uyanip sabah 5:55 e kadar kolumu ve elimi oksadin :) ne yazik ki bu oksamalar yüzünden ben uyuyamiyorum ve dün gece aslinda artik, sabah demem gerek :) , dayanamayip uyumak istedigim icin seni yataga aliyorum :))
Bazi gecelerde de sadece gözlerin kapali 'annesiii' diye soruyorsun ben de 'burdayim canim' dedikten sonra uyumaya devam ediyorsun. Bu zamanlarda seni kendime o kadar cok benzetiyorum ki cünkü bende küçükken Dilekosla ayni odada uyuyorken ki 7 yasima kadar onunla ayni odada uyudum uyurken 'dilek??' diye seslenir o da 'hih' dedikten sonra devam ederdim :)) ayni ben olabikir misin? evet ayni ben :))
Aslinda benim bu cocukluk hatiram yüzünden hala bizimle ayni odada uyuyorsun cünkü kücükken yanliz uyumaktan korkuyor ve sevmiyor, istemiyordum, o duyguyu bildigim icin de seni daha kendi odana geciremedim. Ve kararliyim sen istedigin kadar bizim odada uyuyabilirsin :))
İyi geceler tatli rüyalar tatlim:))
29 Haziran 2011 Çarşamba
3 kelimeli cümlelerin devami :)
Haftasonu ben sen Dilekos yürüyüşe ciktik. Pusetini almadik ben slingi aldim yanima cünkü hem sana hem pusete hakim olamiyorum o yüzden sling ile rahat ediyorum. Neyse yürüyüşün ortalarinda sen kucak istedin ve ben de yorgun oldugim icin önceleri hayir dedim ama baktim olmuyor kucak kucak diye tuttueuyorsun hadi alayim bari dedim ve biraz da kizginlikla 'tabii anne eşşek alir kucagina' dedim sende 'anne eşşek oldu' dedin :) güleyim mi ağlayayim mi bilemedim :))
21 Haziran 2011 Salı
Su çiçeği mi virütik enfeksiyon mu
Tatil dönüşü 39 derece ateşini indiremedik. Bütün gece ayaktaydık. Baban hiç uyumadı gözüne bir gram uyku girmedi (haa o sırada NBA finallerinin de olması bir etken :) ) ben ise topu topu 2 saat uyudum. Soguk kompresler her 4 saatte bir fitil ve şurup çok az etkiledi ateşini. Her 15-20 dakika da bir ateşini kontrol ettik. Bir kulaktan bir koltuk altından. Akşamüstü 39,3 ile başladık sabaha 37,8 e inmiştik. Sonrası ise bir dökme. Su çiçeği dedik önce çünkü kırmızı kırmızı benekler ve ucu iltihap gibi su. Ama sonra 3 gün sonra ben de aynı şekilde 38,7 ateş olup hastanelik olunca ve ben de kırmızı benekler dökünce bunun virütik enfeksiyondan kaynaklandığını anladık.
Canım oğlum kaşınmaktan yorulmadın, ateşten yılmadın, ve ağrılarından etkilenmedin gündüzleri hep gülümsedin eğlendin. Seni çok seviyorum ben ve senin de çocugun oluncaya kadar evlat sevgisinin ne olduğunu, o hastayken senin neleri hissettiğini hiçbir zaman anlamayacaksın. Umarım evlat sevgisini tadarsın ama Allah onun hastalığını hiç göstermesin sana bebeğim.
Canım oğlum kaşınmaktan yorulmadın, ateşten yılmadın, ve ağrılarından etkilenmedin gündüzleri hep gülümsedin eğlendin. Seni çok seviyorum ben ve senin de çocugun oluncaya kadar evlat sevgisinin ne olduğunu, o hastayken senin neleri hissettiğini hiçbir zaman anlamayacaksın. Umarım evlat sevgisini tadarsın ama Allah onun hastalığını hiç göstermesin sana bebeğim.
Poperlör bir tatil
Evet ilk defa Suat ben Batu bir tatil köyüne tatile gittik. Bu tatili Ocak'tan ayarldık kendimize ve denizi ve cocuk aktiviteleri ve arkadaşların değerlendirmeleri sonucu Rixoz Tekirovaya gitmeye karar verdik :)
Başlayışı bile macera doluydu :) Senin nüfus cüzdanını unutunca az kalsın uçağa binemiyorduk. Apar topar taksiciyi aradık o da koşturarak nüfus cüzdanını şans eseri bende kalan ablamdan alıp havalimanına yetiştirdi ama son çağrı olarak anons ediliyordu uçak ve bizden sonra da zaten kapıları kapattılar :) Neyse böyle bir heyecanla tatile başladık...
Nasıl geçti diye sorarsan aslında güzeldi. Senin uyandıgın saatte uyanmak senin istediğin havuza gitmek senin istediğin şeyleri yapmak bir nebze yorucu bir nebze de eğlenceliydi. Kaydırakları adlandırdık mavi kay ve sarı kay diye. Sen babanın kucagında kaydın durdun ama kafanı hiç suya sokmak istemedin bu sefer. hatta kolluk da istemedin sürekli suda kucak istedin. Son günlere doğru biraz alıştın suya bizi bırakıp kenara tutunarak bir oraya bir buraya gittin ama bunu ancak son gün yapabildin :) Denizi hiç sevmedin çünkü hem taşlıklıydı hem de dalgalı. Bir de üstüne hemen derin olunca hiç sevmedin ve cok az girdin. Biraz terrible two yaşamadık mi? Biraz mı???? :) Terrible two nun peak yaptığı bir tatildi ama bir şekilde konuşarak seninle biraz ödün vererek biraz da bizim diretmemizle geçti. Bence tatilin ama en highlight olayı senin her höperlörü görüşünde POPORLÖR demen ve sürekli defalarca POPRLÖR SES deyip bize hoperlörü göstermen oldu. Ilk başlarda komik geldi güldük ama bu günde 10-15 e kadar çıkınca biraz yorucu olmaya başladı. Her sese poporlör ses dedin ve oraya gitmeye çalıştın :) Bu arada hoperlör adını sana öğreten ablama da buradan teşekkür etmek istiyorum :) Dilekoş teşekkürler artık her ses duyduğunda Batu poporlör deyip duruyor :)
Neyse güzel bir tatildi. Seninle 7x24 beraber olmak hep kokunu içime çekmek güzeldi. Bu arada ne kadar laf dinlemesen de ne kadar terrible two peak yapmış da olsa seninle hep gurur duydum sen çok hareketli ama bir o kadar da pozitifliğini hiç kaybetmedin.
Başlayışı bile macera doluydu :) Senin nüfus cüzdanını unutunca az kalsın uçağa binemiyorduk. Apar topar taksiciyi aradık o da koşturarak nüfus cüzdanını şans eseri bende kalan ablamdan alıp havalimanına yetiştirdi ama son çağrı olarak anons ediliyordu uçak ve bizden sonra da zaten kapıları kapattılar :) Neyse böyle bir heyecanla tatile başladık...
Nasıl geçti diye sorarsan aslında güzeldi. Senin uyandıgın saatte uyanmak senin istediğin havuza gitmek senin istediğin şeyleri yapmak bir nebze yorucu bir nebze de eğlenceliydi. Kaydırakları adlandırdık mavi kay ve sarı kay diye. Sen babanın kucagında kaydın durdun ama kafanı hiç suya sokmak istemedin bu sefer. hatta kolluk da istemedin sürekli suda kucak istedin. Son günlere doğru biraz alıştın suya bizi bırakıp kenara tutunarak bir oraya bir buraya gittin ama bunu ancak son gün yapabildin :) Denizi hiç sevmedin çünkü hem taşlıklıydı hem de dalgalı. Bir de üstüne hemen derin olunca hiç sevmedin ve cok az girdin. Biraz terrible two yaşamadık mi? Biraz mı???? :) Terrible two nun peak yaptığı bir tatildi ama bir şekilde konuşarak seninle biraz ödün vererek biraz da bizim diretmemizle geçti. Bence tatilin ama en highlight olayı senin her höperlörü görüşünde POPORLÖR demen ve sürekli defalarca POPRLÖR SES deyip bize hoperlörü göstermen oldu. Ilk başlarda komik geldi güldük ama bu günde 10-15 e kadar çıkınca biraz yorucu olmaya başladı. Her sese poporlör ses dedin ve oraya gitmeye çalıştın :) Bu arada hoperlör adını sana öğreten ablama da buradan teşekkür etmek istiyorum :) Dilekoş teşekkürler artık her ses duyduğunda Batu poporlör deyip duruyor :)
Neyse güzel bir tatildi. Seninle 7x24 beraber olmak hep kokunu içime çekmek güzeldi. Bu arada ne kadar laf dinlemesen de ne kadar terrible two peak yapmış da olsa seninle hep gurur duydum sen çok hareketli ama bir o kadar da pozitifliğini hiç kaybetmedin.
11 Mayıs 2011 Çarşamba
Çoooook seviyorummmm
Sabah 5:55 de uyandın...
Önce biraz mırın kırın ettin ses çıkarmadın ama sonra "annesiiii" dedin ve seni gülümseyerek kucağıma oradan da yatağıma aldım :)
Biraz uyukladık sonra sen babana bulaştın sonra baktın birazdan herkes kalkacak yataktan bana sarıldın sımsıkı hemde sonra kocaman mucuaaakkkk diye öptün sonra da "çooooook seviyorummmm" dedin :)
Muhteşem bir saniye, unutmak istemediğim bir dakika, hayatın mutluluğu budur dediğim bir an...
Önce biraz mırın kırın ettin ses çıkarmadın ama sonra "annesiiii" dedin ve seni gülümseyerek kucağıma oradan da yatağıma aldım :)
Biraz uyukladık sonra sen babana bulaştın sonra baktın birazdan herkes kalkacak yataktan bana sarıldın sımsıkı hemde sonra kocaman mucuaaakkkk diye öptün sonra da "çooooook seviyorummmm" dedin :)
Muhteşem bir saniye, unutmak istemediğim bir dakika, hayatın mutluluğu budur dediğim bir an...
4 Mayıs 2011 Çarşamba
KAKA
Evet yazdığım gibi konumuz bugün kaka.
Tuvalet eğitiminde olduğunu yazmıştım. Aslında eğitim sayılmaz bir şekilde sen biz birşey demeden anladın ve çişini tuvalete yapıyorsun ama ne yazık ki kaka da durum farklı. Şansızlığımız geçen hafta senin yine bronşiolit olman ve aldığın ilaçların seni kabız yapması ve tabii ilk tuvalet üstündeki kaka deneyimin de pek kolay olmaması. O deneyimden sonra sen artık kakanı tuvalete yapmak istemiyorsun ve sürekli "kokmaaa kokmaaa" (bu korkma anlamına geliyor :) ) diyorsun ve kendini kasmaktan tuvaletini yapamıyorsun. Eh tabii ben deli annen olarak da buna feci takıldım ve acaba sana travma mı yarattık diye de korkumdan ne yapacağımı şaşırdım. Sana öncelikle kakayı güzel bir olay ve neşeli bir olay olduğunu anlatacak bir şarkı uydurdum:
Önce anne yaptııııı
Sonra Batu yaptıııııı
İkisi ne yaptı????
KAKAAAAAAA
Bu şarkıyı her seferinde sen kaka deyince söylüyorum ve gülüyorum sana kakaaaa dedirtiyorum ama pek sanki işe yaramadı. Bunun üzerine sana "Kafasına edeni bulmaya çalışan küçük köstebeğin hikayesi" adlı kitabı aldım. Kitap minik köstebeğin yanlışlıkla kafasına edeni bulmaya çalışan bir kaka macerasını anlatıyor. Sen biraz sevdin kitabı (tabii ikinci gün birkaç yerini yırttın) ama bu da pek işe yaramadı gibi hala ağlıyor hala kakanı tuvalete yapmak istemiyordun. Sonra sana internetten "Güle güle kakalar" adlı kitabı aldım ve dün okudum. Biraz ben de uydurdum biraz okudum ve sanki sen biraz daha ılımlı yaklaşmaya başladın kakaya. Ve bugün Sevil senin rahat bir şekilde kaka yaptığını söyleyince biraz rahatladım. Tabi internetten bu arada ben "1 günde tuvalet eğitimi" kitabını da aldım dün okumaya başladım. Ama galiba o kitaba pek ihtiyacım kalmayacak :)
Bu arada geceleri hala bezliyoruz seni ve sen dün gece uyanıp "çişş çişşş" dedin ve ben kalkmaya üşenip "tatlım donuna yap" dediğim halde sen yapmayı red edip tuvalete gitmek istedin. Yani gece eğitimine daha başlamamışken sen kendi kendine bu olayı da çözdün :)
Eh ne diyeyim Batu sana artık :) HELALLLLL :)
Tuvalet eğitiminde olduğunu yazmıştım. Aslında eğitim sayılmaz bir şekilde sen biz birşey demeden anladın ve çişini tuvalete yapıyorsun ama ne yazık ki kaka da durum farklı. Şansızlığımız geçen hafta senin yine bronşiolit olman ve aldığın ilaçların seni kabız yapması ve tabii ilk tuvalet üstündeki kaka deneyimin de pek kolay olmaması. O deneyimden sonra sen artık kakanı tuvalete yapmak istemiyorsun ve sürekli "kokmaaa kokmaaa" (bu korkma anlamına geliyor :) ) diyorsun ve kendini kasmaktan tuvaletini yapamıyorsun. Eh tabii ben deli annen olarak da buna feci takıldım ve acaba sana travma mı yarattık diye de korkumdan ne yapacağımı şaşırdım. Sana öncelikle kakayı güzel bir olay ve neşeli bir olay olduğunu anlatacak bir şarkı uydurdum:
Önce anne yaptııııı
Sonra Batu yaptıııııı
İkisi ne yaptı????
KAKAAAAAAA
Bu şarkıyı her seferinde sen kaka deyince söylüyorum ve gülüyorum sana kakaaaa dedirtiyorum ama pek sanki işe yaramadı. Bunun üzerine sana "Kafasına edeni bulmaya çalışan küçük köstebeğin hikayesi" adlı kitabı aldım. Kitap minik köstebeğin yanlışlıkla kafasına edeni bulmaya çalışan bir kaka macerasını anlatıyor. Sen biraz sevdin kitabı (tabii ikinci gün birkaç yerini yırttın) ama bu da pek işe yaramadı gibi hala ağlıyor hala kakanı tuvalete yapmak istemiyordun. Sonra sana internetten "Güle güle kakalar" adlı kitabı aldım ve dün okudum. Biraz ben de uydurdum biraz okudum ve sanki sen biraz daha ılımlı yaklaşmaya başladın kakaya. Ve bugün Sevil senin rahat bir şekilde kaka yaptığını söyleyince biraz rahatladım. Tabi internetten bu arada ben "1 günde tuvalet eğitimi" kitabını da aldım dün okumaya başladım. Ama galiba o kitaba pek ihtiyacım kalmayacak :)
Bu arada geceleri hala bezliyoruz seni ve sen dün gece uyanıp "çişş çişşş" dedin ve ben kalkmaya üşenip "tatlım donuna yap" dediğim halde sen yapmayı red edip tuvalete gitmek istedin. Yani gece eğitimine daha başlamamışken sen kendi kendine bu olayı da çözdün :)
Eh ne diyeyim Batu sana artık :) HELALLLLL :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)