Bir mantı videosu çektim ki dillere destan oldu :)
Hikayenin başından anlatayım... Pazartesi gecesiydi, Suat yine basket oyununda ben de seninle başbaşa evde. Yemek yaptırmamıştım Sevil'e aklımda Nazilli'den ısmarladığım mantılar vardı :) Mantıyı yaptım üstüne yogurt ve terayğında kızartılmış nane ve sonuç senin 2 tabak yiyişin. Hiç ellemedim seni hiç de karışmadım ve sen 2 tabak dolu dolu mantı yedin. Dikkat sen daha 2 yaşındasın hatta 25 aylık yani bu yaşta bile kendi kendine yemek yiyorsun ki bence bu muhteşem birşey. Seninle bu konuda gurur duyuyorum :)
Neyse yemek bitti ve sen o kadar yemenin yorgunluğu ile tabağının üstüne yığıldın :) tabağında 3 adet mantı kalmış, sen de o mantıları okşuyorsun :) Evet yanlış duymadın okşuyorsun...
O anı yakalayım diye koştum gittim kamerayı aldım ve bu mükemmel komik ve harika video çıktı :)
Seyret bakalım...
Haa not: En sevdiğim kısım bu videonun senin masadaki "döküldü" mantıları gördüğündeki yüz ifaden :)
19 Nisan 2011 Salı
23 Mart 2011 Çarşamba
Barcelona
3 ay önceden planladığımız Barcelona gezimiz geldi geçti bile :)
Önce sensiz gitmeyi planladık, herşeyi ayarladık ve zamanın gelmesini beklemeye başladık. Ama sonra biz Batu'yu nasıl bırakacağız diye bir panik olduk ve hemen araştırmaya başladık seni de götürebilir miyiz diye. Ama ne yazık ki vize için geç kaldık ve seni Sevil ile bizim evde bırakıp 5 günlüğüne Barcelona'ya gittik. Nasıl mı geçti? Çok güzel bir zaman geçirdik babanla, gezdik, dolaştık, yedik, alışveriş yaptık, yine anne baba yerine sevgili moduna döndük :) Tabii ki her konuşmamızda senin adın geçti. Batu olsaydı şöyle olurdu, Batu olsaydı bunu yapardı, Batu olsaydı.... Seni özledik tabii ki hem de çok ama yine de bu tatil babanla bana ilaç gibi geldi :)
Neyse sana bir Camper ayakkabı aldık, bir de bu haftasonuna gelen yaşgünün için bir Scooter. Nasıl güzel birşey sana anlatamam (zaten 4 gün sonra göreceksin :)) ve eminim seveceksin.
Umarım bu Scooter ile güzel anılar yaşarsın :)
Ama aslında asıl anlatmak istediğim dönüşteki duygularım. Seni ne kadar özlediğimi aslında seninle tüm günü geçirince fark ettim. Seni doyasıya öptüm, doyasıya kokladım, doyasıya mıncıkladım :) Büyüdükce bana tepkilerin değiştikce ve iletişime daha güzel geçince senin tadından yenmiyor oldu. Bana bakışın, beni öpüşün, benimle oynayışın, herşey o kadar keyifliydi ki.... Evet bir aralar çok bıdılanıyordum çok zorlanıyorum seninle diye ama şimdilerde acayip keyif alıyorum. Hatta bu sabah bana bir sarılışın, tenimi koklayışın ve elini yüzüme koluma sürtüşün vardı hmmmmm galiba bunu hayatımda hiç unutmaycağım keyif dakikalarıydı :)
İyi ki varsın ....
Önce sensiz gitmeyi planladık, herşeyi ayarladık ve zamanın gelmesini beklemeye başladık. Ama sonra biz Batu'yu nasıl bırakacağız diye bir panik olduk ve hemen araştırmaya başladık seni de götürebilir miyiz diye. Ama ne yazık ki vize için geç kaldık ve seni Sevil ile bizim evde bırakıp 5 günlüğüne Barcelona'ya gittik. Nasıl mı geçti? Çok güzel bir zaman geçirdik babanla, gezdik, dolaştık, yedik, alışveriş yaptık, yine anne baba yerine sevgili moduna döndük :) Tabii ki her konuşmamızda senin adın geçti. Batu olsaydı şöyle olurdu, Batu olsaydı bunu yapardı, Batu olsaydı.... Seni özledik tabii ki hem de çok ama yine de bu tatil babanla bana ilaç gibi geldi :)
Neyse sana bir Camper ayakkabı aldık, bir de bu haftasonuna gelen yaşgünün için bir Scooter. Nasıl güzel birşey sana anlatamam (zaten 4 gün sonra göreceksin :)) ve eminim seveceksin.
Umarım bu Scooter ile güzel anılar yaşarsın :)
Ama aslında asıl anlatmak istediğim dönüşteki duygularım. Seni ne kadar özlediğimi aslında seninle tüm günü geçirince fark ettim. Seni doyasıya öptüm, doyasıya kokladım, doyasıya mıncıkladım :) Büyüdükce bana tepkilerin değiştikce ve iletişime daha güzel geçince senin tadından yenmiyor oldu. Bana bakışın, beni öpüşün, benimle oynayışın, herşey o kadar keyifliydi ki.... Evet bir aralar çok bıdılanıyordum çok zorlanıyorum seninle diye ama şimdilerde acayip keyif alıyorum. Hatta bu sabah bana bir sarılışın, tenimi koklayışın ve elini yüzüme koluma sürtüşün vardı hmmmmm galiba bunu hayatımda hiç unutmaycağım keyif dakikalarıydı :)
İyi ki varsın ....
10 Mart 2011 Perşembe
Külhanbeyi yürüyüşü ve dudak bükme
Şu sıralar yeni bir huyun çıktı :)
Bir omzunu aşağıya sallıyorsun diğerini kaldırıyorsun kollarını açıyorsun ve ayaklarını yere sürerek külhan beyi gibi yürüyorsun. Nasıl komik ve sevimli görünüyorsun :) Sanki canın sıkılmış asabisin ve birşeyler yapmak istiyorsun ama ne olduğunu bilmiyorsun ama herkesin bunu görmesini istiyorsun gibi bir yürüyüş :) Kollar sallanıyor, gözler yan bakıyor ve ufff puff sesleri :) Keşke videoya alabilsem. Bakalım yakalayabilirsem çekeceğim.
Ayrıca bir de aynada kendine bakıp dudklarını şişirmen var. O aslında yeni çıkmadı. Lavobonun içine oturtup poponu yıkarken kendine bakıp değişik mimikler yapman zaten vardı. Ama şimdi pek bir yakışıklı pek bir anlamlı/manalı yapmaya başladın. Sanki güzelliğini biliyorsun da acaba daha nasıl etkileyici bakabilirim diye uğraşıyorsun :) Bayılıyorum bu hallerine :)
Bir omzunu aşağıya sallıyorsun diğerini kaldırıyorsun kollarını açıyorsun ve ayaklarını yere sürerek külhan beyi gibi yürüyorsun. Nasıl komik ve sevimli görünüyorsun :) Sanki canın sıkılmış asabisin ve birşeyler yapmak istiyorsun ama ne olduğunu bilmiyorsun ama herkesin bunu görmesini istiyorsun gibi bir yürüyüş :) Kollar sallanıyor, gözler yan bakıyor ve ufff puff sesleri :) Keşke videoya alabilsem. Bakalım yakalayabilirsem çekeceğim.
Ayrıca bir de aynada kendine bakıp dudklarını şişirmen var. O aslında yeni çıkmadı. Lavobonun içine oturtup poponu yıkarken kendine bakıp değişik mimikler yapman zaten vardı. Ama şimdi pek bir yakışıklı pek bir anlamlı/manalı yapmaya başladın. Sanki güzelliğini biliyorsun da acaba daha nasıl etkileyici bakabilirim diye uğraşıyorsun :) Bayılıyorum bu hallerine :)
7 Mart 2011 Pazartesi
Ilk 3 kelimeli cümle :)
Ne zaman iki kelimelere geçtim diye kafan karışmış olabilir. Aydınlatayım hemen geçmedin daha :) "Bıraaaak beni" olayından sonra 2 kelimeli bir cümle kurmadın ama haftasonu 3 kelimeli bir cümle kurdun :)
O da "Anne seni çoooooookkkkk...."
Devamı yok :)
Sen doğduğundan beri sana işaret diliyle "Anne Batu'yu çoooooook seviyorrrr" diye öğretmeye çalışıyorum. Ne zaman ki benden ayrı düşsen yada sesimi duyamayacak ama beni görecek yerde olsan bunu her zaman bil gör diye bunu işaret diliyle öğretmek istedim. O yüzden önce göğsüme vurarak "Anne" sonra seni işaret ederek éBatu'yu" sonra parmaklarımla daireler çizerek "çooooook" parmaklarımı birleştirerek dudaklarıma götürüp öperek "seviyorrrrr" demeyi öğretmeye çalışıyorum. İşte bu öğretinin bir sonucu olarak bana 3 kelimemi söyledin...
Anne seni çoooookkkk.......
Ben tamamlayayım istedim SEVIYORUMMMM!!!
O da "Anne seni çoooooookkkkk...."
Devamı yok :)
Sen doğduğundan beri sana işaret diliyle "Anne Batu'yu çoooooook seviyorrrr" diye öğretmeye çalışıyorum. Ne zaman ki benden ayrı düşsen yada sesimi duyamayacak ama beni görecek yerde olsan bunu her zaman bil gör diye bunu işaret diliyle öğretmek istedim. O yüzden önce göğsüme vurarak "Anne" sonra seni işaret ederek éBatu'yu" sonra parmaklarımla daireler çizerek "çooooook" parmaklarımı birleştirerek dudaklarıma götürüp öperek "seviyorrrrr" demeyi öğretmeye çalışıyorum. İşte bu öğretinin bir sonucu olarak bana 3 kelimemi söyledin...
Anne seni çoooookkkk.......
Ben tamamlayayım istedim SEVIYORUMMMM!!!
İlk lazımlık :)
Uzun zamandan beri lazımlıkları almış sana bir şekilde onları tanıtmaya çalışıyordum. Zorlamadık hiç. Sadece nasıl kullanılıyor ve hangisini kullanmak istersin diye denemeler yapıyordum. Ikea dan aldığım kıpkırmızı plastik olanı sevdin ve arada sırasa "çişin var mı?" diye sorup seni üstüne oturtuyordum ama hiçbir şekilde çiş yapmıyordun.
Dün uyandıktan sonra biraz yatakta debelendikten sonra seninle :) hadi bezini çıkartalım dedi baban. Baban bezini çıkarttı ben de biraz oyalandıktan sonra "Batu çişin var mı diye sordum" sen de hı hı dedin :) Hemen seni kaptığım gibi tuvalete koştum oturttum ama sen pek oturmaya niyetli değildin :) Kalkmaya hamle yapınca ben de "bak anne de şimdi çişini yapacak" dedim geçtim karşına oturdum tuvalete ve "hadi Batu beraber yapalım" deyip biiiir ikiiii üççç diye saydım ve şıırrr şırrr şırrr diye seslendim. Bitti mi dediğimde evet dedin ve bir kalktın ki gerçekten ilk defa lazımlığına çişini yapmıştın. Sevincimi görmeliydin :) Mutluluktan gözlerim parladı, babaya bağırdım, seni alkışladım, afferinledim ve inanılmaz bir şaşkınlık ve mutluluk yaşadım. Şimdi yazıyorum da ne komik duyuluyor çişini yaptın diye mutluluktan uçtum :)
Neyse uzun lafın kısası hayatında ilk defa lazımlığı kullandın ve bence bu çok çok önemli bir andı :)
Dün uyandıktan sonra biraz yatakta debelendikten sonra seninle :) hadi bezini çıkartalım dedi baban. Baban bezini çıkarttı ben de biraz oyalandıktan sonra "Batu çişin var mı diye sordum" sen de hı hı dedin :) Hemen seni kaptığım gibi tuvalete koştum oturttum ama sen pek oturmaya niyetli değildin :) Kalkmaya hamle yapınca ben de "bak anne de şimdi çişini yapacak" dedim geçtim karşına oturdum tuvalete ve "hadi Batu beraber yapalım" deyip biiiir ikiiii üççç diye saydım ve şıırrr şırrr şırrr diye seslendim. Bitti mi dediğimde evet dedin ve bir kalktın ki gerçekten ilk defa lazımlığına çişini yapmıştın. Sevincimi görmeliydin :) Mutluluktan gözlerim parladı, babaya bağırdım, seni alkışladım, afferinledim ve inanılmaz bir şaşkınlık ve mutluluk yaşadım. Şimdi yazıyorum da ne komik duyuluyor çişini yaptın diye mutluluktan uçtum :)
Neyse uzun lafın kısası hayatında ilk defa lazımlığı kullandın ve bence bu çok çok önemli bir andı :)
1 Mart 2011 Salı
İki kelimeli cümle :)
Şu sıralar çok güzel konuşmaya başladın... Konuşmaya başladın dersem öyle şiir roman şeklinde değil ama anlaşılır sözcükler anlaşılır komutlar....
2 gün önce mesela bana bir kitap uzattın ve "oku" dedin ki ben ve baban şok :) hiç ama hiç beklemiyorduk böyle anlaşılır bir komut. Ondan sonra da kitabın arka sayfası yırtılmış onu gösterip "yırtık" dedin. Biz daha da şok. Aslında çok güzel kendini ifade ediyorsun ama tabii ben cümleler beklediğim için hala sanki konuşmuyormuşsun gibi geliyor :)
Ama öyle güzel bir "annesiiiii" diyorsun ki ben mest :)
Neyse konumuz dünkü konuşma. Dün Sevil (bakıcın) izin izteyince ve babanın da işi olunca ben kaldım seninle :) Tam bir alemdik. Güldük oynadık kızdık ağladık herşeyi sonuna kadar yaptık. Aslında benim kızmam gereksizdi çünkü senin kendi şahsiyetini bazen ben kabul etmiyorum ve illa benim sözümün geçmesini istiyorum. Yemek yemek istemiyorsan zorla ağzına birşeyler tıkmaya çalışıyorum eh sen de doğal olarak istemeyince ya da bağırınca ben sana kızıyorum. Aslında kızmamam gerek biliyorum ve her seferinde yaptıktan sonra üzülüyorum ama bazen ben de dayanamıyorum illa benim istediğim olsun istiyorum. Daha dikkatli olmama gerek...
Neyse öğle uykusundan önce seni kucağıma aldım ninini söylemeye başladım ama sen kucağımdan kurtulmaya çalıştın. Ben seni hem sıkı sıkı tutuyorum hem de o sırada öpmeye koklamaya çalışıyorum (yani aslında sana tam işkence yapıyorum :) ) sen bana "bırrrraaakkkk" "beni" dedin. Nasıl şaşırdım aptallaştım bir an seni bıraktım sen kaçmaya çalıştın ama hemen kendimi toparlayıp daha da öpmeye sıkıştırmaya başladım :) Tam işkenceci anne :) Eh sen de doğal olarak bastın yaygarayı :) Neyse sonra o kadar güzel 3 saat uyudun ki ben de yanında dergi kitap okudum huzurlu ve sakin bir şekilde öğlemizi geçirdik.
Bu arada uyurken arada sırada gözünü açıp bakıyorsun, yanında ben uyuyor numarası yapıyorsam, yani gözlerim kapalı, sen de kapatıp gözlerini devam ediyorsun uyumaya :) Ayrıca elin de mutlaka bana, çıplak koluma, tenime değmeli. Eğer uzun kollu birşey giymişsem elini sokup içeri tenimi bulmaya çalışıyorsun :)
Bayılıyorum bu duruma çünkü ben de çocukken illa kulakla oynamalıymışım uyumak için. Ayrıca ben çocukken ablamla aynı odada uyurken hep "Dilek??" diye sorup odada hala var mı yok mu diye kontrol edermişim. Yani senin de elimi, kolumu tutma isteğin ve benimle aynı odada uyuma isteğini çok çok doğal buluyorum ve aynı ben diyorum :)
Not: Şu anda 23 aylıksın ama hala benimle (ve tabii ki babanla) aynı odada uyuyoruz. Sen yatağında biz yatağımızda ama mutlu mesut aynı odada. Bu sen istemeyene kadar da devam edecek bunu da buraya açıkca utanmadan sıkılmadan yazıyorum : ))
2 gün önce mesela bana bir kitap uzattın ve "oku" dedin ki ben ve baban şok :) hiç ama hiç beklemiyorduk böyle anlaşılır bir komut. Ondan sonra da kitabın arka sayfası yırtılmış onu gösterip "yırtık" dedin. Biz daha da şok. Aslında çok güzel kendini ifade ediyorsun ama tabii ben cümleler beklediğim için hala sanki konuşmuyormuşsun gibi geliyor :)
Ama öyle güzel bir "annesiiiii" diyorsun ki ben mest :)
Neyse konumuz dünkü konuşma. Dün Sevil (bakıcın) izin izteyince ve babanın da işi olunca ben kaldım seninle :) Tam bir alemdik. Güldük oynadık kızdık ağladık herşeyi sonuna kadar yaptık. Aslında benim kızmam gereksizdi çünkü senin kendi şahsiyetini bazen ben kabul etmiyorum ve illa benim sözümün geçmesini istiyorum. Yemek yemek istemiyorsan zorla ağzına birşeyler tıkmaya çalışıyorum eh sen de doğal olarak istemeyince ya da bağırınca ben sana kızıyorum. Aslında kızmamam gerek biliyorum ve her seferinde yaptıktan sonra üzülüyorum ama bazen ben de dayanamıyorum illa benim istediğim olsun istiyorum. Daha dikkatli olmama gerek...
Neyse öğle uykusundan önce seni kucağıma aldım ninini söylemeye başladım ama sen kucağımdan kurtulmaya çalıştın. Ben seni hem sıkı sıkı tutuyorum hem de o sırada öpmeye koklamaya çalışıyorum (yani aslında sana tam işkence yapıyorum :) ) sen bana "bırrrraaakkkk" "beni" dedin. Nasıl şaşırdım aptallaştım bir an seni bıraktım sen kaçmaya çalıştın ama hemen kendimi toparlayıp daha da öpmeye sıkıştırmaya başladım :) Tam işkenceci anne :) Eh sen de doğal olarak bastın yaygarayı :) Neyse sonra o kadar güzel 3 saat uyudun ki ben de yanında dergi kitap okudum huzurlu ve sakin bir şekilde öğlemizi geçirdik.
Bu arada uyurken arada sırada gözünü açıp bakıyorsun, yanında ben uyuyor numarası yapıyorsam, yani gözlerim kapalı, sen de kapatıp gözlerini devam ediyorsun uyumaya :) Ayrıca elin de mutlaka bana, çıplak koluma, tenime değmeli. Eğer uzun kollu birşey giymişsem elini sokup içeri tenimi bulmaya çalışıyorsun :)
Bayılıyorum bu duruma çünkü ben de çocukken illa kulakla oynamalıymışım uyumak için. Ayrıca ben çocukken ablamla aynı odada uyurken hep "Dilek??" diye sorup odada hala var mı yok mu diye kontrol edermişim. Yani senin de elimi, kolumu tutma isteğin ve benimle aynı odada uyuma isteğini çok çok doğal buluyorum ve aynı ben diyorum :)
Not: Şu anda 23 aylıksın ama hala benimle (ve tabii ki babanla) aynı odada uyuyoruz. Sen yatağında biz yatağımızda ama mutlu mesut aynı odada. Bu sen istemeyene kadar da devam edecek bunu da buraya açıkca utanmadan sıkılmadan yazıyorum : ))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)