11 Mayıs 2011 Çarşamba

Çoooook seviyorummmm

Sabah 5:55 de uyandın...

Önce biraz mırın kırın ettin ses çıkarmadın ama sonra "annesiiii" dedin ve seni gülümseyerek kucağıma oradan da yatağıma aldım :)
Biraz uyukladık sonra sen babana bulaştın sonra baktın birazdan herkes kalkacak yataktan bana sarıldın sımsıkı hemde sonra kocaman mucuaaakkkk diye öptün sonra da "çooooook seviyorummmm" dedin :)
Muhteşem bir saniye, unutmak istemediğim bir dakika, hayatın mutluluğu budur dediğim bir an...

4 Mayıs 2011 Çarşamba

KAKA

Evet yazdığım gibi konumuz bugün kaka.

Tuvalet eğitiminde olduğunu yazmıştım. Aslında eğitim sayılmaz bir şekilde sen biz birşey demeden anladın ve çişini tuvalete yapıyorsun ama ne yazık ki kaka da durum farklı. Şansızlığımız geçen hafta senin yine bronşiolit olman ve aldığın ilaçların seni kabız yapması ve tabii ilk tuvalet üstündeki kaka deneyimin de pek kolay olmaması. O deneyimden sonra sen artık kakanı tuvalete yapmak istemiyorsun ve sürekli "kokmaaa kokmaaa" (bu korkma anlamına geliyor :) ) diyorsun ve kendini kasmaktan tuvaletini yapamıyorsun. Eh tabii ben deli annen olarak da buna feci takıldım ve acaba sana travma mı yarattık diye de korkumdan ne yapacağımı şaşırdım. Sana öncelikle kakayı güzel bir olay ve neşeli bir olay olduğunu anlatacak bir şarkı uydurdum:

Önce anne yaptııııı
Sonra Batu yaptıııııı
İkisi ne yaptı????
KAKAAAAAAA

Bu şarkıyı her seferinde sen kaka deyince söylüyorum ve gülüyorum sana kakaaaa dedirtiyorum ama pek sanki işe yaramadı. Bunun üzerine sana "Kafasına edeni bulmaya çalışan küçük köstebeğin hikayesi" adlı kitabı aldım. Kitap minik köstebeğin yanlışlıkla kafasına edeni bulmaya çalışan bir kaka macerasını anlatıyor. Sen biraz sevdin kitabı (tabii ikinci gün birkaç yerini yırttın) ama bu da pek işe yaramadı gibi hala ağlıyor hala kakanı tuvalete yapmak istemiyordun. Sonra sana internetten "Güle güle kakalar" adlı kitabı aldım ve dün okudum. Biraz ben de uydurdum biraz okudum ve sanki sen biraz daha ılımlı yaklaşmaya başladın kakaya. Ve bugün Sevil senin rahat bir şekilde kaka yaptığını söyleyince biraz rahatladım. Tabi internetten bu arada ben "1 günde tuvalet eğitimi" kitabını da aldım dün okumaya başladım. Ama galiba o kitaba pek ihtiyacım kalmayacak :)

Bu arada geceleri hala bezliyoruz seni ve sen dün gece uyanıp "çişş çişşş" dedin ve ben kalkmaya üşenip "tatlım donuna yap" dediğim halde sen yapmayı red edip tuvalete gitmek istedin. Yani gece eğitimine daha başlamamışken sen kendi kendine bu olayı da çözdün :)

Eh ne diyeyim Batu sana artık :) HELALLLLL :)

19 Nisan 2011 Salı

Çişşşşş

Geçen hafta baban kardeşi İngiltere'den geldi diye evde kaldı. Evde kalmışken hadi oğlumun altını bağlamayayım dedi ve seni bütün gün bezsiz bir şekilde evde dolaştırdı. Bu arada gidip gelip 15 dakikada bir tuvalete götürdü. Sonuç; Senin bezsiz dolaşmanın keyfine alışman yavaş yavaş çişini tutman (ki 2 haftada sadece 2 kere kaçırdığını biliyorum) ve sonunda bana dün "çişşş" diye söylemen ve benim seni tuvalete götürüp hiçbir özel birşey yapmadan senin bezden kurtulman. Haa geceleri bağlıyoruz tabii ki bir de kakanı söylemiyorsun daha :) altına yapıp "pühhh koktuuu" demeyi tercih ediyorsun ama onu da hallederiz :)

Haftasonu seni ilk defa bezsiz cıkarttım dışarı, oyun grubuna gittik ve sen hiç kaçırmadın, oyundan sonra tuvalete yaptın çişini ve sağ salim eve döndük. Şu baban olmasa bu tip işleri herhalde ben hayatta yapamazdım :)

Bu arada senin bu gibi büyük ve önemli geçişleri sorunsuz atlatabilmene bayılıyorum. Umarım hayatında her sorunu böyle kolaylıkla ve emin adımlarla atlatırsın...

Seni seviyorum...

Mantıııııııı

Bir mantı videosu çektim ki dillere destan oldu :)

Hikayenin başından anlatayım... Pazartesi gecesiydi, Suat yine basket oyununda ben de seninle başbaşa evde. Yemek yaptırmamıştım Sevil'e aklımda Nazilli'den ısmarladığım mantılar vardı :) Mantıyı yaptım üstüne yogurt ve terayğında kızartılmış nane ve sonuç senin 2 tabak yiyişin. Hiç ellemedim seni hiç de karışmadım ve sen 2 tabak dolu dolu mantı yedin. Dikkat sen daha 2 yaşındasın hatta 25 aylık yani bu yaşta bile kendi kendine yemek yiyorsun ki bence bu muhteşem birşey. Seninle bu konuda gurur duyuyorum :)
Neyse yemek bitti ve sen o kadar yemenin yorgunluğu ile tabağının üstüne yığıldın :) tabağında 3 adet mantı kalmış, sen de o mantıları okşuyorsun :) Evet yanlış duymadın okşuyorsun...
O anı yakalayım diye koştum gittim kamerayı aldım ve bu mükemmel komik ve harika video çıktı :)

Seyret bakalım...

Haa not: En sevdiğim kısım bu videonun senin masadaki "döküldü" mantıları gördüğündeki yüz ifaden :)





23 Mart 2011 Çarşamba

Barcelona

3 ay önceden planladığımız Barcelona gezimiz geldi geçti bile :)

Önce sensiz gitmeyi planladık, herşeyi ayarladık ve zamanın gelmesini beklemeye başladık. Ama sonra biz Batu'yu nasıl bırakacağız diye bir panik olduk ve hemen araştırmaya başladık seni de götürebilir miyiz diye. Ama ne yazık ki vize için geç kaldık ve seni Sevil ile bizim evde bırakıp 5 günlüğüne Barcelona'ya gittik. Nasıl mı geçti? Çok güzel bir zaman geçirdik babanla, gezdik, dolaştık, yedik, alışveriş yaptık, yine anne baba yerine sevgili moduna döndük :) Tabii ki her konuşmamızda senin adın geçti. Batu olsaydı şöyle olurdu, Batu olsaydı bunu yapardı, Batu olsaydı.... Seni özledik tabii ki hem de çok ama yine de bu tatil babanla bana ilaç gibi geldi :)
Neyse sana bir Camper ayakkabı aldık, bir de bu haftasonuna gelen yaşgünün için bir Scooter. Nasıl güzel birşey sana anlatamam (zaten 4 gün sonra göreceksin :)) ve eminim seveceksin.
Umarım bu Scooter ile güzel anılar yaşarsın :)

Ama aslında asıl anlatmak istediğim dönüşteki duygularım. Seni ne kadar özlediğimi aslında seninle tüm günü geçirince fark ettim. Seni doyasıya öptüm, doyasıya kokladım, doyasıya mıncıkladım :) Büyüdükce bana tepkilerin değiştikce ve iletişime daha güzel geçince senin tadından yenmiyor oldu. Bana bakışın, beni öpüşün, benimle oynayışın, herşey o kadar keyifliydi ki.... Evet bir aralar çok bıdılanıyordum çok zorlanıyorum seninle diye ama şimdilerde acayip keyif alıyorum. Hatta bu sabah bana bir sarılışın, tenimi koklayışın ve elini yüzüme koluma sürtüşün vardı hmmmmm galiba bunu hayatımda hiç unutmaycağım keyif dakikalarıydı :)
İyi ki varsın ....

10 Mart 2011 Perşembe

Külhanbeyi yürüyüşü ve dudak bükme

Şu sıralar yeni bir huyun çıktı :)
Bir omzunu aşağıya sallıyorsun diğerini kaldırıyorsun kollarını açıyorsun ve ayaklarını yere sürerek külhan beyi gibi yürüyorsun. Nasıl komik ve sevimli görünüyorsun :) Sanki canın sıkılmış asabisin ve birşeyler yapmak istiyorsun ama ne olduğunu bilmiyorsun ama herkesin bunu görmesini istiyorsun gibi bir yürüyüş :) Kollar sallanıyor, gözler yan bakıyor ve ufff puff sesleri :) Keşke videoya alabilsem. Bakalım yakalayabilirsem çekeceğim.

Ayrıca bir de aynada kendine bakıp dudklarını şişirmen var. O aslında yeni çıkmadı. Lavobonun içine oturtup poponu yıkarken kendine bakıp değişik mimikler yapman zaten vardı. Ama şimdi pek bir yakışıklı pek bir anlamlı/manalı yapmaya başladın. Sanki güzelliğini biliyorsun da acaba daha nasıl etkileyici bakabilirim diye uğraşıyorsun :) Bayılıyorum bu hallerine :)

7 Mart 2011 Pazartesi

Ilk 3 kelimeli cümle :)

Ne zaman iki kelimelere geçtim diye kafan karışmış olabilir. Aydınlatayım hemen geçmedin daha :) "Bıraaaak beni" olayından sonra 2 kelimeli bir cümle kurmadın ama haftasonu 3 kelimeli bir cümle kurdun :)

O da "Anne seni çoooooookkkkk...."
Devamı yok :)

Sen doğduğundan beri sana işaret diliyle "Anne Batu'yu çoooooook seviyorrrr" diye öğretmeye çalışıyorum. Ne zaman ki benden ayrı düşsen yada sesimi duyamayacak ama beni görecek yerde olsan bunu her zaman bil gör diye bunu işaret diliyle öğretmek istedim. O yüzden önce göğsüme vurarak "Anne" sonra seni işaret ederek éBatu'yu" sonra parmaklarımla daireler çizerek "çooooook" parmaklarımı birleştirerek dudaklarıma götürüp öperek "seviyorrrrr" demeyi öğretmeye çalışıyorum. İşte bu öğretinin bir sonucu olarak bana 3 kelimemi söyledin...

Anne seni çoooookkkk.......

Ben tamamlayayım istedim SEVIYORUMMMM!!!