24 Şubat 2010 Çarşamba

Batu'yla ilk yaş günüm

Şimdi dikkatimi çekti de sürekli "ilk"lerden gidiyorum :) ama galiba Batu hayatımıza girdiğimizden beri çok ilk yaşadık ve daha çok ilk yaşayacağız :) Anlattığım uykusuz tek gece olan diş gecesi tam 8 Şubat'ta oldu.. bu kadar kesin nerden biliyorsun diye sorarsanız ertesi gün ben Suat ile doğum günümü kutlamak için randevulaşmıştım ama o uykusuz geceden sonraki gün geceyi iptal etmeye karar verdik :) daha doğrusu haftasonuna atmaya karar verdik :) peki ne yaptık diye sorarsanız akşam evde buluştuk Suat ve Batu ile :) Suat çok güzel bir şekilde salonun ışıklarını kapamış her yere mum yakmış Batu kucağında beni karşıladı :) sonra her zamanki rutinimiz önce Batu'nun yemeği sonra banyosu sonra uyutması rutinini yapıp o yattıktan sonra KFC ısmarlayıp güzel bir kırmızı şarap açıp tv önüne geçip star wars seyrettik :) ne kadar romantik bir geceydi anlatamam :) yoo şaka değil gerçekten... dünyanın en güzel hissi oğlunuzun içerde sakin ve huzurlu uyuduğunu bilip siz eşinizle salonda keyif yapıp şarabınızı yudumlayıp en sevdiğiniz yemeği yerken dvd seyretmek... kesin denemeniz gerek ben tavsiye ediyorum çünkü galiba hayatımın en sakin huzurlu ve keyfili yaşgünüydü o gün... teşekkürler tatlım :) her ikinizde :)

Yürüyoruz desem inanır mısınız?

Evet ilk dişin heyecanına kapılmışken Batu bir haftasonu bir arkadaşıma misafirlikte yürümeye başladı... kendi fark etmeyerek adımlarını attı ve bana 3 adımla geldi emziğini aldı :) tabii ondan sonraki zamanı hayal edebilirsiniz... 3 kız onu yürütüp kameraya almak icin ne maymunluklar yaptı :) 2 saat boyunca sürekli onu yürütmeye çalıştık "hadi tatlım bir de kameraya yürü" demekten dilimiz pelteleşti ama beyfendi ıh ıh yürümedi :) sonraki zamanlarda minik minik denemeler yaptı kendi kendine... koltuktan kalorifere yürüme denemesi, koltuktan tv ye yürüme denemesi derken bayağı bayağı yürümeye başladı bizim velet.. hele ki bir de babasını kapıda görüp heyecanlanıp ona doğru yürümeye kalkışınca inanılmaz sevindik... eh diş biraz geç çıktı ama yürümede hızlıyız :)

Ilk diş

Ilk diş ne zaman çıkar diye herkes çok merak eder... bazılarının üçüncü ayında başlar (benim bir tanıdğımın oğlu 3,5 aylıkken başladı 10 aylıkken miniğin 6 dişi vardı :)) bazıları hatta doğumda dişli doğar... ama benimki bu zamana kadar dişsizdi :) "ne zaman çıkacak acaba", "aa her şeyi ağzına sokuyor dişi çıkacak herhalde", "salya akıtıyor diş geliyor" derken bu zamana kadar 10 aylığa kadar hiç dişimiz çıkmadı... taa ki 2 hafta önceye kadar... bir gece çok ağladı Batu uyurken bile inliyordu ki senin ağlaman çok nadirdi... canın acımadığı sürece ya da aç olmadığın sürece pek ağlamazdın... bu yüzden kesin diş çıkarıyoruz dedik... o gece bayağı bir hırpalandı ama ertesi gün elimize alt ön dişlerden birinin çentiği takılmaya başladı :) ve işte ilk dişimiz 10 aylıkken bir gece sıkıntıyla ama ne ateş ne mızmızlık hiçbirşey görmeyerek geldi :) şanslıyız demem gerek bazılarının ne kadar zor atlattıklarını biliyorum bu zamanı... ve Batu yine her zamanki gibi bizi hiç üzmeyerek, hiç yormayarak ilk dişini çıkarttı... diş perisini şimdiden heyecanla bekliyorum eheheh...

8 Ocak 2010 Cuma

Öperek uyutma buna denir

Uyutma seanslarımızı anlatmak istedim... en en baştan başlayalım :) ilk doğduğunda zaten uyutmakla bir sorunumuz yoktu hep uyuyordun :) ama sonraları aksam saatlerinde aglamaya başlıyordun (ki bu yeni doğanlarda normalmiş) ve seni sakinleştirip uyutmaya çalışmak için yatakta yanında durarak ve elimizi sırtına koyup pışpışlayarak uyutmaya çalıştık.. pek başarılı olduğumuzu söyleyemem :) daha doğrusu baban için başarılı bir metod idi ama benim için kabusdu... sen ne zaman ki ağlamaya başlayınca ben de ağlamaya başlıyordum ve bu boyle sürüp gidiyordu... tabii sen ağlayınca ben agressiv oluyordum ve babanla sürekli kavga ediyordum :) sonunda bunun böyle gidemeyeceğine karar verdim ve nasıl olsa gündüzleri bakıcın Sevil seni kucağında uyuttuğunu bildiğim için kucağımda uyutmaya başladım... nasıl başarılı olduğumu anlatamam... ama başarıdan çok galiba günün en güzel saatlerini yada abartmayayım dakikalarını yaratmaya başladım... önce seni baban yıkıyor ki bu her gün oluyor :) sonra ben seni yağlayıp giydirip masal okuyorum (hep aynı masal Gülliver ve Ali baba) sonra da seni kucağıma alıp sakin sakin müzik dinleyerek uyutuyorum... müzik deyince aklıma geldi seni ilk öğrendiğim günden beri göbeğime kulaklık koyarak Baby Einstein CD sinden klasik müzik dinlettirdim... ne zaman ki hastahaneden gelip seni susturamayınca geceleri bu müziği açıyorduk ve sen mışıl mışıl uyumaya başlıyordun... işte hala o CD ile uyuyorsun :)... ama asıl konumuzu kaçırdık... sen kucağımda huzurlu huzurlu yatarken gözlerini sürekli öpüyorum yada yanağımı gözlerinin üstüne dayıyorum ki gözlerin kapansın ve uykun gelsin :) bu o kadar güzel bir duygu ki sen de hiç itiraz etmeden sakince yatıyor benim öpücüklerime karşılık keyfili bir şekilde uykuya dalıyorsun... günün işte en huzurlu en güzel dakikaları onlar oluyor :) öperek uyutmak da buna deniyor :) bu arada son zamanlarda sol elinin işaret parmağını illa ağzıma sokmaya çalışıyorsun... önceleri evet alıyorum oynuyoruz ama sonra sen bir tırmıklıyorsun beni ve yüzüm çizik oluyor ve canım acıyor... o zaman parmağını almıyorum ağzıma ama senin inatla onu sokmaya çalışman beni o kadar güldürüyor ki yine eninde sonunda ağzıma alıp oynuyoruz :) bu zamanları asla hiçbirşey ile değiştirmem :)

Noel Batu


Batu ile ilk yılbaşımız sakindi... Gün içinde ben annemlerdeydim Batu azdı, oynadı, yemek yedi, sonra da bayagı bir uzun süre uyudu :) sonra da Suat'ın annelerine gittik... önce yemek yedik sonra da Batu Jack ile oyunlar oynamaya başladı... aslında pek interaktif değildi ama Jack onu bayagı bir eglendirdi oyaladı :) saat 10 olduğunda hepimizin gözlerinden uyku akıyordu :) eve gittik Batu hemen uyudu Suat ben hastalanacagım diye yatağa düştü ben de tv önünde takıldım... saat 12de uyuyan Suat'a bir öpücük kondurdum oğluşumun yanağını sevdim ve ben de yattım :) galiba bundan sonra ki yılbaşılarımız hep böyle geçecek, yaşlanıyoruz her yıl :) en güzeli batu'nun bu güzelim fotosu :) mucuk birtaneme

7 Aralık 2009 Pazartesi

Sünnet

Aman Tanrım o ne gündü :) herşeye baştan başlayayım... bizim dileğimiz Batu'yu hemen doğduğunda sünnet ettirmekti.. fakat Afşin (doktorumuz) erken doğduğun için izin vermedi.. dedi ki ilk 6 ay geçsin ondan sonra bakarız... biz de bunun üzerine son doktor kontrolünde yani 31 Ekim 2009 Afşin'e sormaya karar verdik yaptıralım mı yaptırmayalım mı diye... sabah gittik muaynemizi olduk sonra bizi cerraha gönderdi... bu arada Suatla cerrahı beklerken ben Afşin'den reçeteleri almadığımı fark edip babana dedim ki "sen burada bekle sıramız geldiğinde göster doktora ne zaman yaptırabiliriz diye sor sadece" dedim ve yukarı çıktım... ben doktoru beklerken baban 5 dakika sonra geldi ve dedi ki biz işleme başladık anestezik kremi sürdük bile 10-15dk sonra oğlumuz sünnet olacak... benim şokumu düşünebiliyor musun? ne benim annemler ne Suat'ın anneleri kimse bilmiyor... ben bile sünnetten 10dakika önce öğrenmişim oğlumun sünnet olacağını :) apar topar acilde bir yere alındık... Batu gayet sakin yatıyor hatta biraz da mayışmış... dedik doktor tamam müdahele odasına alalım... bu zamana kadar herşey iyi gidiyordu... fakat müdahele odasında işleme başlayınca ben ağlamaya başladım... Suat Batu'nun elini tutuyor ve gayet cesur bir şekilde işlemi izliyordu... sonra sen ağlamaya başladın... nasıl bir içten ağlama nasıl bir canının acıdığını gösteren bir aplama... doktor canı acıyamaz her yerini uyuşturdum diyor ama sen ağlıyorsun ben ağlıyorum feci bir can sıkıntısı oldu... sonra birden Suat bana döndü ve yüzünün bembeyaz olduğunu fark ettim... tansiyonu düştü ve bayılma noktasına geldi... doktor da bunu fark edip babana siz bırakın çocuğu yere oturun ve dizlerinizi kendinize çekin dedi... zavallı adam benle mi ilgilensin sünneti mi yapsın yoksa bayıldı bayılacak babaya mı baksın şaşırdı :) neyse Suat yere oturdu ben Batu'nun elini devr aldım ama hiçbir şekilde bakamıyorum bile... doktor da gerildi biz de gerildik ve sen ağlamaya devam ettin... sonunda işlem bittiğinde herkes durumdan nefret etmişti... sen galiba doğduğundan beri bu kadar ağlamamıltın... ben galiba bu kadar üzülmemiştim... ilk 2 gün sana fitil ile ağrı kesici vererek uyumanı sağladık ki ilk günlerde o acıyı hissetmeyesin diye.. zaten sürekli uyudun... evet uyanınca ilk gün biraz ağladın biraz mızmızlık yaptın ama onda bile her zaman cesur ve her zaman sakindin... 3-4 günde geçer dediler ama bence biz teknik bir hata yaptık ve senin tam emeklemeye başlarken yaptırdık bunu... yani sen sürekli göbek üstünde yerde sürünürken nasıl iyileşebilirdin ki... tabii ki 3-4 gün değil ama 1,5 hafta sonra düzeldi herşey ve "Oldu bitti Maşallah" oldu :)
Not1: Cesaret belgen hala odada asılı :) seninle gurur duyuyorum tatlım
Not2:Resim cektirmedik hic çünkü o gün o kadar canım acıdı ki hatırlamak bile istemedim anımsamak bile istemedim

Ilk hastalık

Önceleri hafif bir burun akıntısıyla başladı... tabii ki anneden babaya "yok sen cocugu çıplak gezdiriyorsun" babadan anneye "yok sen çocugu sürekli caddede dolaştırıyorsun" suçlamalarıyla biraz hırıltılı nefese döndü...şansımıza ateş çıkmadı ama tam 3 gün sonra atlattık derken bir öksürük bir bonşiolit başlangıcı bizi mahvetti... bizi diyorum çünkü Batu her öksürdüğünde her hırıltısında sanki bizim ciğerimiz parçalanıyor sanki bizim canımız acıyordu... Afşin'e götürdük (doktorumuz) ama merak etmeyin dedi ve buğu yapın günde 3 kere dedi... bu kadar cesur bu kadar mülayim bir çocuk olamazdın Batu... buğu zamanı hiç mızmızlanmadın... öksürük zamanı hiç ağlamadın... mükemmel sakin bir bebeklik yaptın... tabii 2 gece seni aramıza aldık yatırdık babanla...her dönüşünde her kıpırdanmanda uyandık baktık iyimisin diye... biraz zor geçti bizim için bu günler ama tanrıya şükür atlattık... bundan ne mi öğrendik :) seni fazla çıplak dolaştırmayacağımızı ve seni fazla yorup caddede oradan buraya sürüklemeyeceğimizi... değil mi babası ;)